Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/21429 E. sayılı kararında '...salt evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeme ve bu görevlerden kaçınma kişilik haklarına saldırı teşkil etmez' denilerek, tam kusurlu erkeğin manevi tazminat (TMK m. 174/2) ödemesine hükmedilmesi bozulmuştur. Bir boşanma davasında, bir davranışın 'kusur' olarak kabul edilmesi ile aynı davranışın 'kişilik haklarına saldırı' olarak nitelendirilmesi arasındaki fark nedir? Hangi tür kusurlu davranışlar manevi tazminatı gerektirir?
Bir davranışın boşanmada 'kusur' sayılması ile 'kişilik haklarına saldırı' teşkil etmesi arasında önemli bir nitelik farkı vardır. Her kişilik hakkına saldırı bir kusurdur, ancak her kusur kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Yargıtay'ın kararı bu ayrımı netleştirmektedir. **Aradaki Fark:** 1. **Kusur:** Boşanmada kusur, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan, eşlerden birine yüklenebilen her türlü olumsuz davranıştır. Bu davranışlar, evlilik birliğinin yüklediği sadakat, yardım, bakım gibi genel yükümlülüklere aykırılık şeklinde olabilir. Örneğin, eşine ve çocuklarına ilgisiz davranmak, ortak konutun giderlerine katılmamak, sürekli eleştirmek gibi davranışlar 'kusur' olarak kabul edilir ve boşanma kararında, nafaka ve maddi tazminat miktarında etkili olur. 2. **Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 174/2):** Manevi tazminat için aranan bu durum, kusurdan daha ağır ve özel bir nitelik taşır. Kişilik haklarına saldırı, kişinin şeref, haysiyet, onur, özel hayatın gizliliği, bedensel ve ruhsal bütünlüğü gibi temel kişisel değerlerine yönelik, hukuka aykırı ve doğrudan bir saldırı niteliğindeki davranışlardır. **Manevi Tazminatı Gerektiren Davranışlar:** Yargıtay içtihatlarına göre, manevi tazminatı gerektiren ve 'kişilik haklarına saldırı' sayılan başlıca kusurlu davranışlar şunlardır: - **Fiziksel şiddet** uygulamak. - **Ağır hakaret** etmek, sövmek. - **Sadakatsizlik** (aldatma). - Eşi küçük düşürücü, onur kırıcı davranışlarda bulunmak (örn: başkalarının yanında aşağılamak, evden kovmak). - Eşin sırlarını ifşa etmek, özel hayatına müdahale etmek. Karardaki 'evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmemesi' (ilgisizlik, evin ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınma gibi), evlilik birliğini sarsan bir 'kusur' olmakla birlikte, doğrudan eşin şeref ve onuruna yönelik ağır bir saldırı niteliği taşımadığı için Yargıtay tarafından manevi tazminat gerektiren bir 'kişilik hakkı saldırısı' olarak görülmemiştir. (Bkz: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2016/21429, K: 2018/8523)