Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/7740 E. sayılı kararında, sanığın SGK'ya verdiği sahte taahhütnamenin 'aldatma kabiliyetinin' olup olmadığının tespiti için 'SGK evraklarının düzenlenme biçimi konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması' gerektiği belirtilmiştir. Resmi bir belgede sahtecilik suçunda 'aldatma kabiliyetinin' takdirinin hakime ait olması (HMK m. 266'ya paralel bir ilke) kuralı ile bu tür bir uzman bilirkişi incelemesi arasındaki ilişki nedir? Hakim, hangi durumlarda aldatma kabiliyetini tespit etmek için bilirkişiye başvurma ihtiyacı duyar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30743

Resmi belgede sahtecilik suçlarında, belgenin 'aldatma (iğfal) kabiliyetinin' bulunup bulunmadığının nihai takdiri hakime aittir. Bu, hukuki bir değerlendirmedir ve bilirkişiye devredilemez. Ancak, hakimin bu hukuki değerlendirmeyi doğru bir şekilde yapabilmesi için, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin yardımına başvurması mümkündür (CMK m. 63). Yargıtay'ın kararında istediği bilirkişi incelemesi de bu amaca yöneliktir. **İlişki ve İhtiyaç Nedenleri:** 1. **Teknik Bilgi Gereksinimi:** Hakimin, SGK gibi özel ve teknik prosedürlere sahip bir kurumun iç işleyişini, evrak akışını, belgelerin standart formatını, kullanılan mühür ve kaşelerin özelliklerini bilmesi beklenemez. Sahte olduğu iddia edilen bir belgenin, kurumun gerçek belgeleriyle karşılaştırıldığında ilk bakışta bir görevliyi kandırıp kandıramayacağını anlamak, bu teknik bilgiye sahip bir uzmanın (bilirkişinin) yardımını gerektirir. 2. **Objektif Değerlendirme İçin Veri Sağlama:** Bilirkişi, 'belge aldatıcıdır/değildir' şeklinde hukuki bir sonuca varmaz. Bunun yerine, hakimin karar vermesine esas teşkil edecek teknik verileri sunar. Örneğin, 'Belgedeki mühür, kurumun kullandığı standart mühürden X milimetre daha küçüktür', 'Belgeye verilen varide numarası formatı, kurumun kullandığı formatla uyumsuzdur', 'Bu tür bir taahhütname için normalde üç imza gerekirken belgede tek imza vardır' gibi tespitlerde bulunur. 3. **Hakimin Takdirinin Zeminini Oluşturma:** Hakim, bilirkişinin sunduğu bu teknik ve somut veriler ışığında, belgenin ortalama bir SGK memurunu aldatmaya elverişli olup olmadığı konusunda kendi hukuki takdirini kullanır. Eğer bilirkişi raporu, belgedeki sahteciliğin çok bariz ve kolayca anlaşılabilecek nitelikte olduğunu ortaya koyarsa, hakim belgenin aldatma kabiliyetinin olmadığına karar verebilir. Dolayısıyla, bilirkişi incelemesi hakimin takdir yetkisini ortadan kaldırmaz, aksine bu takdirin daha sağlıklı ve somut verilere dayanılarak kullanılmasını sağlar. Bu nedenle Yargıtay'ın bu yöndeki talebi, adil ve doğru bir yargılama için yerindedir. (Bkz: Yargıtay 5. Ceza Dairesi E: 2014/7740, K: 2016/9680)