Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2017 tarihli, 2016/14913 E., 2017/2608 K. sayılı kararını, HMK m.6'daki "genel yetki" kuralı ve yetki itirazının ileri sürülmesi açısından değerlendiriniz. Kararın "bekletici mesele" konusundaki yaklaşımı nedir?
Bu karar, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, HMK m.6'daki genel yetki kuralları gereği şirket merkezinin bulunduğu mahkemenin yetkili olduğunu iddia etmiştir. Yargıtay, HMK m.6'daki genel yetki kuralını ve yetki itirazının ileri sürülmesi usulünü (HMK m.19/2, m.116/1-a, m.117/1) hatırlatmıştır. Ticari şirketler arasında yetki sözleşmesi yapılabileceği (HMK m.17) ancak somut olayda tarafların tacir olmadığı belirtilmiştir. Dava, davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinde açılmalıydı. Ancak Yargıtay, davalının yetki itirazında haklı olmasına rağmen, davanın esasına girilmiştir. Kararda, mağaza müdürü hakkında açılan ceza davasının (görevi kötüye kullanma suçu) bu dava için "bekletici mesele" yapılmayacağı belirtilmiştir. Zira ceza davasının sonucunun (ceza veya beraat) bu dava için esasa etkili olmayacağı, alacağın likit bulunduğu ve bedeli ödenen ancak mal teslimatı yapılmayan miktarla ilgili davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu, hukuk ve ceza davaları arasındaki bekletici mesele ilişkisinin somut olaydaki sınırlarını göstermektedir.