HMK m. 121, 'Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur' hükmünü amirdir. HMK m. 129/2 ise '121 inci madde hükmü cevap dilekçesi hakkında da uygulanır' demektedir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, davalının cevap dilekçesinde dayandığı ancak elinde olmayan ve başka bir kurumdan getirtilmesi gereken bir belge için yapması gereken usuli işlem nedir? Bu açıklamayı yapmamasının sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30726

HMK m. 129/2'nin HMK m. 121'e yaptığı atıf, delillerin sunulmasına ilişkin yükümlülüklerin sadece davacı için değil, davalı için de geçerli olduğunu gösterir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davalının cevap dilekçesinde dayandığı ancak elinde olmayan ve başka bir yerden (örneğin bir kamu kurumu, başka bir mahkeme dosyası veya üçüncü bir kişi) getirtilmesi gereken bir belge için yapması gereken usuli işlem, HMK m. 121'in ikinci kısmında belirtilmiştir: Davalı, cevap dilekçesinde bu belgenin 'bulunabilmesini sağlayıcı açıklamaya' yer vermek zorundadır. Bu açıklama şunları içermelidir: - Belgenin ne olduğu, içeriği ve davayla ilgisi. - Belgenin hangi kurum, kuruluş veya kişide bulunduğu. - Belgenin getirtilmesi için gerekli olabilecek diğer bilgiler (dosya numarası, tarih, sayı vb.). Davalının bu açıklamayı yapmamasının sonucu, o delile dayanmaktan zımnen vazgeçmiş sayılması olabilir. Özellikle ön inceleme aşamasında hakim, HMK m. 140/5 uyarınca taraflara dilekçelerinde belirttikleri ancak sunmadıkları belgeleri sunmaları veya getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmaları için kesin süre verir. Davalı, cevap dilekçesinde bu açıklamayı hiç yapmamışsa, ön incelemede bu delili ilk kez ileri sürmesi 'savunmanın genişletilmesi' yasağına (HMK m. 141) takılabilir. Eğer dilekçesinde belgeden bahsetmiş ancak getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmamışsa, hakimin vereceği kesin süre içinde bu açıklamayı yapmak zorundadır. Bu süre içinde de gerekli bilgiyi vermezse, o delile dayanma hakkını kaybeder. Dolayısıyla, bu açıklamanın yapılmaması, davalının önemli bir delilden yoksun kalmasına ve savunmasını ispatlayamamasına yol açabilir. (Bkz: HMK m. 121 ve HMK m. 129/2 hükümleri)