Yargıtay'ın 5. Ceza Dairesi'nin 13.07.2010 tarihli, 2010/5725 E., 2010/6170 K. sayılı kararını, görevi kötüye kullanma ve zimmet suçları arasındaki ayrım açısından örnek olayla açıklayınız.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu kararına konu olayda, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olan sanığın, Birlik adına kayıtlı sabit telefon hattını kendi ikametine kurdurup bu telefon vasıtasıyla yaptığı görüşmelerin bedellerini yönetim kurulu kararına istinaden Oda bütçesinden ödettirmesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu eylemin "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğunu, "zimmet" suçunu oluşturmadığını kabul etmiştir. Bu karar, "zimmete geçirme" fiilinin (yani mal edinme kastıyla malik gibi tasarrufta bulunmanın) gerçekleşmediği durumlarda, kamu görevlisinin görevi gereği kendisine teslim edilen malı usulsüz kullanmasının "görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında değerlendirildiğini göstermektedir. Şahsına teslim edilen mal üzerinde temellük kastı olmaksızın sadece gereği gibi kullanmama hali, zimmet olarak nitelendirilmez.