Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) "kara para aklama suçu" yargılamalarında "gerekçeli karar hakkının ihlali" kararlarını, özellikle öncül suçun somutlaştırılmamasının önemini belirterek analiz ediniz.
AYM, 12.06.2018 tarihli, 2015/964 numaralı bireysel başvuru kararında, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda, mahkumiyet gerekçesinde hangi fiillerin öncül suç olarak nitelendirildiğinin, ne zaman ve ne şekilde işlendiğinin açıkça belirtilmemesini, "gerekçeli karar hakkının" (Anayasa m.36 ve m.141/3 kapsamında) ihlali olarak değerlendirmiştir. AYM, gerekçenin, davaya konu olay ve olguların nasıl nitelendirildiğini, hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını göstermesi, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı kurması gerektiğini vurgulamıştır (İbrahim Ataş, 13.06.2013, 2013/1235 AYM Kararı). Başvurucuların akladıkları iddia edilen gelirin kaynağının ispat edilemeyen, kayıt dışı malvarlıklarına atıfla soyut ve eksik tespitlerle ortaya konulması, gerekli somutlaştırmanın yapılmaması, öncül suç ile TCK m.282'deki suç arasında illiyet bağının kurulamaması, gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açmıştır. AYM'nin 05.10.2023 tarihli, 2020/10052 sayılı kararında da benzer şekilde, öncül suçtan bozma kararı olmasına rağmen aklama suçunun kesinleştirilmesi ve öncül suçların yeterince tartışılmaması gerekçeli karar hakkı ihlali sayılmıştır.