Yargıtay'ın "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu" ile "Cinsel Taciz Suçu" arasındaki ayrımı nasıl yaptığına dair içtihatlarını, verilen örnek kararlarla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307246

Yargıtay içtihatları, TCK m.123'teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile TCK m.105'teki cinsel taciz suçu arasındaki ayrımı failin kastı ve eylemin içeriği üzerinden yapmaktadır. Esas ayrım, eylemin cinsel amaç taşıyıp taşımadığıdır. * **Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma**: Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararlarında (örn. 2021/12294 E., 2022/12079 K.; 2021/17198 E., 2023/874 K.; 2021/13037 E., 2022/6461 K. gibi) sanığın mağdureye not vermesi, aracıyla takip etmesi, yolunu kesip konuşmaya çalışması, cinsel arzularını tatmin kastına dayanmayan mesajlar göndermesi gibi eylemler, cinsel içerikli bir söz veya fiil içermediği sürece "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu olarak nitelendirilmiştir. Bu eylemlerde "ısrar" veya "süreklilik" unsuru aranır, ancak cinsel taciz kastı bulunmaz. * **Cinsel Taciz**: Eğer eylemde cinsel içerikli bir söz, davranış veya ima varsa ve failin kastı cinsel tatmin ise, cinsel taciz suçu oluşur. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/8229 E., 2015/7847 K. sayılı kararında, cinsel taciz içerikli mesajlar göndermenin "zincirleme şekilde cinsel taciz" suçunu oluşturduğu ve TCK m.123'ün burada cinsel taciz suçunun unsuru olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, cinsel amaç taşımayan ısrarlı eylemleri tacizden ayırarak TCK m.123'e gönderme yapmaktadır.