Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu (TCK m.123), "Gürültüye Neden Olma" suçu (TCK m.183) ve Kabahatler Kanunu m.36'daki "Gürültü" kabahatinden ayıran temel farkları hukuki değer ve failin kastı açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307245

Bu üç düzenleme arasındaki temel farklar şunlardır: * **TCK m.123 (Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma)**: Belirli bir kişiye yönelik, "sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla" ve "ısrarla" yapılan eylemleri (telefon etme, gürültü yapma vb.) cezalandırır. Korunan hukuki değer bireyin psikolojik ve ruhsal huzurudur. Özel kast aranır. * **TCK m.183 (Gürültüye Neden Olma)**: İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, "başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli" şekilde gürültüye neden olma fiilini kapsar. Belli bir mağduru yoktur, toplumda yaşayan herkes mağdur olabilir. Suçun somut tehlike suçu olduğu kabul edilir. Failin belirli bir kişiyi hedef alması gerekmez. * **Kabahatler Kanunu m.36 (Gürültü)**: Başkalarının huzur ve sükununu bozacak nitelikte gürültü yapma halidir. Eğer fiil TCK kapsamında suç teşkil etmiyorsa bu kabahat uygulanır. Failin belirli bir kişiyi hedef alması veya özel kastı aranmaz, daha genel niteliktedir. TCK m.123'teki 'ısrar' unsuru ve 'belirli bir kimseye yöneltme' şartı, onu diğerlerinden ayırır. Bir fiilin hem kabahat hem de suç olarak tanımlandığı durumlarda, K.K. m.15/3 gereği öncelikle suçtan dolayı yaptırım uygulanır.