TCK m.123'teki "sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla" ifadesi, bu suçun manevi unsuru açısından ne anlama gelmektedir ve bu özel kastın tespiti nasıl yapılır?
TCK m.123'teki "sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla" ifadesi, bu suçun oluşması için "özel bir maksatla" hareket edilmesi şartını getirir. Bu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir; olası kastla ya da taksirle işlenmesi mümkün değildir. Genel kast yeterli olmayıp, maddedeki açık ifade karşısında sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadına dayanan özel kast gereklidir. Bu özel kast, olaysal olarak yapılacak bir değerlendirme sonucu, başka bir deyişle failin dış dünyaya yansıyan hareketlerinden, olayın oluş biçimi ve özelliklerinden hareketle belirlenecektir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2016/8462 Karar: 2018/8957). Örneğin, alacaklı olduğu kişiye ulaşmak amacıyla katılanı aramak, sırf huzur ve sükûnu bozma amacı taşımaz.