Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/10064 E. sayılı kararında, sanığın bir kez müştekinin evinin ziline basması eylemi, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından neden yetersiz görülmüştür? Mahkemenin, bu tek eyleme dayanarak mahkumiyet kararı vermesi hangi unsurların eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
Sanığın bu tek eylemi, TCK m.123'te düzenlenen suçun oluşması için aranan 'ısrar' unsuru bulunmadığı için yetersiz görülmüştür. Yargıtay'ın kararında da vurgulandığı gibi, bu suçun oluşabilmesi için kanun metninde sayılan eylemlerin (telefon etme, gürültü yapma veya başka hukuka aykırı davranış) 'ısrarla tekrarlanması' ve 'süreklilik arz etmesi' gerekmektedir. Bir kişinin evinin ziline sadece bir kez basmak, ne kadar rahatsız edici olursa olsun, kanunun aradığı bu tekrarlanma ve süreklilik koşulunu sağlamaz. Bu nedenle, suçun temel maddi unsurlarından biri olan 'ısrar' gerçekleşmemiştir. Mahkemenin, bu tek eyleme dayanarak mahkumiyet kararı vermesi, hem bu maddi unsurun eksikliğini göz ardı etmesi hem de failin 'sırf huzur ve sükununu bozma' şeklindeki özel kastının varlığını bu tek eylemden çıkararak yetersiz gerekçeyle hüküm kurması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).