HMK m. 44/2, esas hüküm bakımından temyiz yolu açık olan bir davada, hakimin reddi talebine ilişkin merci kararının 'tefhim veya tebliği' tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz edilebileceğini düzenlemekteydi. 7. Yargı Paketi ile bu maddeden 'tefhim veya' ibaresinin çıkarılmasının hukuki sonucu nedir?
Bu ibarenin çıkarılmasının hukuki sonucu, hakimin reddi talebine ilişkin merci kararlarına karşı temyiz süresinin artık kararın duruşmada yüze karşı okunmasıyla (tefhim) değil, sadece kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesiyle başlamasıdır. Bu değişiklik, HMK'daki diğer kanun yolu süreleriyle bir yeknesaklık sağlamayı ve uygulamadaki belirsizlikleri gidermeyi amaçlamaktadır. Eski düzenlemede, süre tefhimle başladığı için, taraflar gerekçeli kararı görmeden hak kaybı yaşamamak adına derhal bir 'süre tutum dilekçesi' vermek zorunda kalıyorlardı. Yeni düzenleme ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Taraflar artık gerekçeli kararın tebliğini bekleyip, kararın içeriğini öğrendikten sonra temyiz haklarını daha sağlıklı bir şekilde kullanabileceklerdir. Bu, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan kanun yollarına etkin başvuru hakkını güçlendiren bir değişikliktir (Kaynak: 7.yargı-paketi-ile-ozel-hukukta-ongorulen-degisiklikler - Karşılaştırma tablosu analizi).