Bir davada, davacı, davalının haksız fiili nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat talep etmektedir. Maddi tazminat talebi HMK m.6'ya göre davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilirken, manevi tazminat talebi için farklı bir yetki kuralı var mıdır? HMK m.16'nın 'zararın meydana geldiği yer' yetkisi, manevi zarar için nasıl yorumlanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307132

Manevi tazminat talebi için farklı bir yetki kuralı yoktur; haksız fiilden doğan tüm davalar aynı yetki kurallarına tabidir. HMK m.16, haksız fiilden doğan davalar için davacıya seçimlik yetki hakları tanır. Buna göre dava; haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. 'Zararın meydana geldiği yer' yetkisi, manevi zarar için de geçerlidir. Manevi zarar (elem, keder, acı), genellikle zarar görenin bulunduğu, bu duyguları yaşadığı yerde meydana gelir. Dolayısıyla, bir kişi, haksız fiil nerede işlenirse işlensin, kendi yerleşim yerinde manevi bir çöküntü yaşadığını ileri sürerek, yerleşim yerini 'manevi zararın meydana geldiği yer' olarak kabul ettirebilir ve burada dava açabilir. Bu yorum, özellikle kişilik haklarına yönelik saldırılarda (örneğin internet yoluyla hakaret), zarar görenin korunması açısından önem taşır ve HMK m.16'daki 'zarar görenin yerleşim yeri' yetkisi ile de paralellik gösterir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html - Karşılaştırmalı analiz).