Belirli süreli bir kira sözleşmesi, sürenin sonunda tarafların zımni iradesiyle devam ederse, hangi tür bir sözleşmeye dönüşür? Bu durumda kiraya verenin, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine tabi bir kiralamada, süre bitimi nedeniyle tahliye davası açabilmesi için izlemesi gereken usul nedir?
Metinde de belirtildiği gibi, TBK m.327 uyarınca, belirli süreli bir kira sözleşmesi, sürenin bitiminden sonra tarafların açık bir anlaşması olmaksızın sürdürülürse, 'belirsiz süreli kira sözleşmesine' dönüşür. Bu durum, konut ve çatılı işyeri kiraları dışındaki (genel hükümlere tabi) kiralamalar için geçerlidir. Bu şekilde belirsiz süreli hale gelen bir sözleşmede, kiraya veren artık sadece 'süre bitti' diyerek tahliye talep edemez. Bunun yerine, belirsiz süreli sözleşmelerin feshine ilişkin kurallara uymak zorundadır. TBK m.328 ve m.329'a göre, taraflardan her biri, yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Taşınmaz kiralarında bu, genellikle 'altışar aylık kira döneminin sonu için, en az üç aylık fesih bildirim süresine' uyarak fesih bildiriminde bulunmayı gerektirir. Kiraya veren, bu sürelere uygun bir fesih bildirimi (ihtarname) gönderdikten sonra, fesih döneminin sonunda kiracı taşınmazı boşaltmazsa tahliye davası açabilir (Kaynak: kiraci-nasil-cikarilir-kiraci-tahliyesi).