Bir sanığın fiili hem TCK m.106/1 (basit tehdit) hem de TCK m.123 (kişilerin huzur ve sükununu bozma) suçlarını oluşturuyorsa ve bu suçlar 6763 sayılı Kanun değişikliği ile uzlaştırma kapsamına alınmışsa, mahkemenin uzlaştırma prosedürünü işletmeden mahkumiyet hükmü kurması mümkün müdür? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/13509 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307122

Hayır, mümkün değildir. Uzlaştırma, CMK m.253 uyarınca bir kovuşturma şartıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle hem basit tehdit hem de kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Lehe olan kanun hükümlerinin derhal uygulanması ilkesi (TCK m.7) gereğince, mahkemenin yargılamanın her aşamasında bu yeni durumu dikkate alması gerekir. Mahkeme, hüküm kurmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna göndererek taraflara uzlaşma teklifinde bulunulmasını sağlamak ve uzlaştırma prosedürünü işletmek zorundadır. Uzlaştırma işlemi uygulanmadan ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, usule aykırı olup mutlak bir bozma nedenidir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).