Bir sanık hakkında hem cinsel taciz hem de kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dava açılmıştır. Yargılama sonunda mahkeme, eylemin bir bütün halinde zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğuna ve kişilerin huzur ve sükununu bozma fiilinin bu suçun unsuru olduğuna karar vermiştir. Bu durumda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/7847 K. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307118

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu durumda 'non bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılama olmaz) ilkesi gereğince, sanık hakkında sadece daha ağır olan suçtan (zincirleme cinsel taciz) hüküm kurulmalıdır. Karara göre, sanığın ısrarlı aramaları ve mesajları (kişilerin huzur ve sükununu bozma fiili), cinsel taciz suçunun işleniş biçimi, yani onun bir unsuru haline gelmiştir. Bu tür durumlarda, daha az cezayı gerektiren genel nitelikteki suç (TCK m.123), daha ağır ve özel nitelikteki suç (TCK m.105) içinde erir ve onun tarafından tüketilir (tüketen-tüketilen norm ilişkisi veya bileşik suç benzeri bir durum). Failin tek bir fiili veya birbiriyle bağlantılı fiiller bütünü, birden fazla suç tanımını ihlal ediyor gibi görünse de, fiilin haksızlık içeriği en uygun ve en ağır olan suç tipiyle karşılanmalıdır. Bu nedenle, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedenidir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).