HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri iken, HMK'nın 14/1. maddesi bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda özel bir yetki kuralı getirir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/5583 E. sayılı kararında, davalılar arasında hem İstanbul hem de Bakırköy adresli şirketler varken, mahkemenin ortak yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemelerini belirlemesi hangi usul kuralına dayanmaktadır?
Mahkemenin bu kararı, HMK'nın 7. maddesinin 1. fıkrasına dayanmaktadır. Bu madde, 'Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir' hükmünü içerir. Bu, davacıya, davalılardan herhangi birinin yerleşim yerinde tüm davalılara karşı dava açma konusunda bir seçimlik hak tanır. Ancak maddenin devamında, '...dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır' denilmektedir. Somut olayda, Yargıtay'ın onadığı yerel mahkeme kararında, davalılardan bir kısmının adresinin İstanbul, bir kısmının ise Bakırköy (o dönemde ayrı bir adliye) olduğu tespit edilmiştir. Ancak davacı davayı Bakırköy'de (o dönemki adıyla Batı Adliyesi) açmıştır. Mahkeme, davalılar için ortak bir yetkili mahkemenin (örneğin HMK m.7 uyarınca İstanbul mahkemeleri) bulunduğunu, davanın ise tüm davalılar için ortak yetkili olmayan Bakırköy'de açıldığını belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Yargıtay da bu kararı, davalılar için ortak yetkili mahkemenin Bakırköy olmadığı gerekçesiyle onamıştır. Davacının HMK m.7'deki seçimlik hakkını kullanabilmesi için, seçtiği mahkemenin en az bir davalı için genel yetkili mahkeme olması gerekir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).