Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda, öncül suç ile aklama fiillerine konu olan malvarlığı değerleri arasında kurulması gereken 'illiyet bağı'nın ispatı açısından, metinde eleştirilen 'Mali analiz ve aklama raporları'nın yetersiz kalmasının temel nedenleri nelerdir ve bu raporların hukuki delil niteliği nasıl olmalıdır?
Metindeki eleştiriye göre, 'Mali analiz ve aklama raporları'nın yetersiz kalmasının temel nedeni, genellikle failin genel malvarlığındaki artışı veya kaynağı açıklanamayan paranın varlığını göstermesi, ancak bu malvarlığının hangi 'somut öncül suçtan' kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koyamamasıdır. Yani bu raporlar, çoğu zaman korelasyonu gösterir ama nedenselliği (illiyet bağını) ispatlamakta zayıf kalır. Bir raporun hukuki bir delil niteliği taşıyabilmesi için; genel ve soyut tespitlerden öteye geçerek, aklamaya konu olan belirli bir malvarlığı değerini, belirli bir öncül suçun işlenmesiyle elde edilen gelire somut verilerle bağlaması gerekir. Rapor, sadece 'failin geliri ile gideri arasında fark var' demekle yetinmemeli, 'şu tarihteki X suçundan elde edilen Y miktarındaki para, bu banka hesabına yatırılmış ve şu işlemlerle aklanmıştır' gibi somut bir zinciri ortaya koymalıdır. Aksi halde, rapor 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini aşmaya yetecek bir kanıt gücüne ulaşamaz (Kaynak: kara-para-aklama-sucundan-oncul-suca-iliskin-incelemenin-eksik-yurutulmesinin-gerekceli-karar-hakkin-etkisi).