TCK m.257'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarından olan 'kamu zararı' kavramı, metinde ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında nasıl tanımlanmıştır? Kamu idaresine duyulan güvenin sarsılması gibi soyut bir zarar bu kapsamda mıdır?
Metinde ve atıf yapılan YCGK kararında 'kamu zararı' kavramının, iktisadi ve maddi bir zarar anlamına geldiği açıkça belirtilmiştir. Norma aykırı her davranışın kamuya duyulan güveni sarsarak soyut bir kamu zararına yol açtığı şeklindeki geniş bir yorum kabul edilmemektedir. Kamu zararının varlığı için, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranışı sonucunda, kamu kaynağında bir 'eksilmeye neden olunması' veya bir 'artışa engel olunması' gerekmektedir. Bu zararın somut ve tespit edilebilir olması şarttır. Örneğin, bir mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek bir fiyata alınması durumunda kamu zararı oluşur. Zararın net miktarının tam olarak saptanamadığı durumlarda bile, somut bir zararın varlığının anlaşılması yeterlidir. Ancak, kamu idaresinin itibarına veya işleyişine duyulan güvenin sarsılması gibi soyut, manevi nitelikteki zararlar TCK m.257 anlamında 'kamu zararı' unsuru olarak kabul edilmez (Kaynak: gorevi-kotuye-kullanma-ve-zimmet-suclari).