Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1135 E., 2017/2835 K. sayılı kararında, adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satışına ilişkin 'taahhütname' neden geçersiz kabul edilmiştir? Bu durumda davacının taşınmazın rayiç bedelini talep edememesinin hukuki gerekçesi nedir ve davacı hangi hukuki dayanağa göre neyi talep edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307095

Söz konusu taahhütname, o tarihte yürürlükte olan BK m.213 (ve TMK m.706, Tapu K. m.26) uyarınca taşınmaz satış sözleşmelerinin geçerliliği için aranan 'resmi şekil' şartına uymadığı için geçersiz kabul edilmiştir. Taşınmaz satışı, tapu sicil müdürlüğünde resmi olarak yapılmalıdır. Adi yazılı bir taahhütname bu şartı sağlamadığından hukuken yok hükmündedir. Davacının, geçersiz bir sözleşmeye dayanarak taşınmazın ifasını (tescilini) veya ifa edilmemesi halindeki müspet zararını (yani taşınmazın rayiç değerini) talep etmesi hukuken mümkün değildir. Çünkü ortada hukuken geçerli bir borç ilişkisi yoktur. Ancak, geçersiz sözleşme nedeniyle bir taraf diğerine bir edimde bulunmuşsa, bu durum 'sebepsiz zenginleşme' teşkil eder. Davacı, geçersiz sözleşmeye dayanarak davalıya ödediği satış bedelini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenmiş (reel) değeriyle geri isteyebilir. Yargıtay kararında da davacının ancak ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği belirtilmiştir. Bu, menfi zararın tazmini niteliğindedir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).