7. Yargı Paketi ile 6325 sayılı Kanun m.18/4'e yapılan ekleme, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk anlaşma belgesinin 'ilam niteliği' kazanması sürecini nasıl basitleştirmiştir? Bu değişikliğin taraflar ve avukatlar açısından pratik önemi nedir?
Değişiklikten önce, bir arabuluculuk anlaşma belgesinin mahkeme kararı gibi (ilam niteliğinde) icra edilebilmesi için ya mahkemeden 'icra edilebilirlik şerhi' alınması ya da belgenin 'taraflar, avukatları ve arabulucu' tarafından birlikte imzalanması gerekiyordu. 7. Yargı Paketi ile m.18/4'e yapılan ekleme, 'ticari uyuşmazlıklar bakımından' bu süreci basitleştirmiştir. Artık ticari uyuşmazlıklarda, anlaşma belgesinin ilam niteliği kazanması için sadece 'avukatlar ile arabulucunun' birlikte imzalaması yeterlidir; tarafların (müvekkillerin) imzasının bulunması zorunlu değildir. Bunun pratik önemi büyüktür. Özellikle kurumsal yapıdaki şirketlerin taraf olduğu uyuşmazlıklarda, imza sirkülerine sahip yetkililerin her anlaşma belgesi için hazır bulunması veya vekaletname ile özel yetki vermesi gibi bürokratik işlemler ortadan kalkmaktadır. Süreç, tarafların vekili olan avukatlar ve arabulucu arasında çok daha hızlı bir şekilde tamamlanarak, belgenin doğrudan ilamlı icraya konu edilebilmesine imkan tanımaktadır (Kaynak: 7.yargı-paketi-ile-ozel-hukukta-ongorulen-degisiklikler).