HMK m.6'ya göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi iken, HMK m.12 taşınmazın aynından doğan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu düzenler. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/14858 E., 2018/11028 K. sayılı kararında, 'muris muvazaası' hukuksal nedenine dayalı 'tazminat' istemli bir dava neden taşınmazın aynına ilişkin bir dava olarak kabul edilmiş ve HMK m.12'nin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır? Bu karardaki muhalefet şerhinin argümanlarını da açıklayınız.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin çoğunluk görüşüne göre, davanın temelinde murisin gerçekleştirdiği taşınmaz temlikinin muvazaalı (mirastan mal kaçırma amaçlı) olduğu iddiası yatmaktadır. Davanın çözümü, bu muvazaalı işlemin ve dolayısıyla taşınmaz üzerindeki ayni hakkın durumunun incelenmesine bağlıdır. Her ne kadar talep tapu iptal-tescil değil, tazminat olsa da, davanın kökeni ve çözümlenmesi gereken ana mesele doğrudan taşınmazın ayni hakkıyla ilgili olduğu için, HMK m.12'deki kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu, davanın konusunun değil, sebebinin ayni hakka ilişkin olmasının yeterli görüldüğü geniş bir yorumdur. Muhalefet şerhinde ise, davanın sonucunda verilecek kararın taşınmazın sicilinde bir değişiklik yaratmayacağı, sadece bir para alacağına hükmedileceği, bu nedenle ilamın kesinleşmeden icra edilebileceği belirtilmiştir. Bu durum, davanın ayni bir dava olmadığını, şahsi bir hak olan tazminat alacağına ilişkin olduğunu gösterir. Dolayısıyla, HMK m.6'daki genel yetki kuralının uygulanması ve davanın davalının yerleşim yerinde görülmesi gerektiği savunulmuştur. Muhalefete göre, uyuşmazlığın çözümünde ayni hakkın tartışılması, davayı ayni bir davaya dönüştürmez (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).