7. Yargı Paketi ile 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu m.18/B'ye eklenen hükümle, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Metinde bu düzenlemenin ne gibi potansiyel sorunlara yol açabileceği belirtilmektedir. Bu sorunları ve olası çözüm önerilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307084

Metinde belirtilen temel sorun, ortaklığın giderilmesi davalarının doğası gereği tüm paydaşların (iştirak halinde veya paylı mülkiyette) davada taraf olarak yer almasının zorunlu olmasıdır. Arabuluculuk sürecinde, arabulucunun tüm paydaşları resmi olarak tespit etme (örneğin tapu kayıtlarından mirasçılık belgesi talep etme gibi) yetkisi sınırlıdır. Bu durum, arabuluculuk sürecinin eksik taraflarla yürütülmesine neden olabilir. Eğer arabuluculuk sonrası dava açıldığında yeni bir paydaş ortaya çıkarsa, bu paydaş arabuluculuk sürecine katılmadığı için dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi riski doğar. Metinde bu soruna yönelik olarak sunulan çözüm önerisi, mahkemenin bu durumda davayı hemen reddetmek yerine, davacıya süre vererek yeni tespit edilen paydaşın da katılımıyla tekrar arabuluculuk sürecinin işletilmesini sağlamasıdır. Ancak bu çözümün de yargılama süresini ciddi şekilde uzatma potansiyeli taşıdığı metinde bir eleştiri olarak belirtilmiştir (Kaynak: 7.yargı-paketi-ile-ozel-hukukta-ongorulen-degisiklikler).