Bir sanık, mağduru ısrarla takip ederek ve kornaya basarak rahatsız etmiş, 'Tanışabilir miyiz, seni gideceğin yere kadar götüreyim' demiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/15311 E. sayılı kararında bu eylem neden cinsel taciz değil, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307077

Yargıtay'ın bu nitelendirmesindeki temel ölçüt, sanığın söz ve eylemlerinin 'cinsel içerikli' veya 'cinsel amaçlı' olup olmadığıdır. Cinsel taciz suçu (TCK m.105), cinsel bir arzuyla mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik, bedensel temas içermeyen rahatsız edici davranışlardır. Somut olayda, sanığın 'tanışabilir miyiz', 'seni götüreyim' gibi sözleri, doğrudan cinsel bir çağrışım veya talep içermemektedir. Bu sözler, rahatsız edici ve ısrarcı bir tanışma çabası olarak yorumlanmıştır. Eylemin bütünü (ısrarla takip, kornaya basma) mağdurun huzurunu ve sükununu bozmaya yönelik olsa da, cinsel taciz suçunun gerektirdiği özel cinsel kast unsurunun varlığı somut olarak tespit edilememiştir. Bu nedenle, fiilin cinsel taciz suçunun kanuni unsurlarını oluşturmadığı, ancak ısrar unsuru nedeniyle TCK m.123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).