Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20362 E. sayılı kararında, davalı-karşı davacı kadının boşanma talebi olmamasına rağmen mahkemenin 'tarafların boşanmalarına' karar vermesi neden HMK m.24 ve m.26'ya aykırı bulunmuştur? Hakimin HMK m.33 uyarınca hukuku resen uygulama görevi, taleple bağlılık ilkesini ortadan kaldırır mı?
Mahkemenin bu kararı, HMK m.24'te düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesine' aykırı olduğu için bozulmuştur. Taleple bağlılık ilkesi, hakimin, tarafların talep sonuçlarından fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini ifade eder (HMK m.26). Somut olayda, davalı-karşı davacı kadın, kendi açtığı karşı davada bir boşanma talebinde bulunmamış, sadece erkeğin davasının reddini, eğer boşanmaya karar verilirse lehine nafaka ve tazminat hükmedilmesini istemiştir. Yani, kadının talebi şarta bağlı fer'i taleplerden ibarettir, bağımsız bir boşanma talebi yoktur. Mahkemenin, talep olmamasına rağmen kadının davasını da kabul ederek 'tarafların boşanmalarına' karar vermesi, taleple bağlılık ilkesinin açık bir ihlalidir. Hakimin HMK m.33 uyarınca hukuku resen uygulama görevi, taleple bağlılık ilkesini ortadan kaldırmaz. Hakim, tarafların talep ettiği sonuçlar çerçevesinde kalarak, bu taleplere uygun hukuk kurallarını resen uygular. Tarafların talep etmediği bir hukuki sonuca (örneğin boşanmaya) kendiliğinden karar veremez (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).