Bir kamu görevlisinin eylemi, zimmet (TCK m.247) suçunu oluşturmuyorsa ancak görevini kötüye kullanarak bir kişiye haksız bir 'manevi' menfaat sağlamışsa (örneğin, bir sınavda hak etmeyen birini başarılı göstererek ona statü kazandırmak), bu durum 6086 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası TCK m.257 kapsamında cezalandırılabilir mi? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307072

Evet, 6086 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası bu durum TCK m.257 kapsamında cezalandırılabilir. Metinde de belirtildiği gibi, bu kanunla TCK m.257'deki 'haksız kazanç' ibaresi, daha geniş bir anlama gelen 'haksız menfaat' ibaresi ile değiştirilmiştir. Bu değişikliğin amacı, sadece maddi ve parayla ölçülebilen yararları değil, aynı zamanda manevi nitelikteki yararları da suç kapsamına almaktır. Bir sınavda hak etmeyen birini başarılı göstermek, o kişiye doğrudan bir para veya mal sağlamasa da, ona bir statü, unvan veya ileride maddi kazanca dönüşebilecek bir avantaj sağlayarak 'haksız bir menfaat' temin eder. Değişiklikten önce, bu tür maddi olmayan yararların 'kazanç' sayılıp sayılmayacağı tartışmalıyken, 'menfaat' kavramı bu tür manevi ve ölçülemeyen yararları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Dolayısıyla, bu eylem TCK m.257'deki 'kişilere haksız bir menfaat sağlama' unsurunu oluşturur ve görevi kötüye kullanma suçundan cezai sorumluluğu gündeme getirir (Kaynak: gorevi-kotuye-kullanma-ve-zimmet-suclari).