Sanığın, katılanın evinin camına taş atması veya kapısına vurup kaçması eylemleri, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/7014 E. sayılı kararında neden cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmemiştir? Bu tür eylemlerin TCK m.123 kapsamında değerlendirilebilmesi için hangi ek unsurun varlığı gereklidir?
Sanığın bu eylemleri, cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmemiştir çünkü eylemlerin kendisi (camına taş atmak, kapısına vurmak) cinsel bir içerik veya amaç taşımamaktadır. Cinsel taciz suçu (TCK m.105), cinsel amaçlı bir rahatsızlığı gerektirir. Bu eylemler, mağduru rahatsız etmeye, korkutmaya veya huzurunu bozmaya yönelik olabilir, ancak doğrudan cinsel bir mesaj veya arzu içermezler. Bu nedenle, fiilin cinsel taciz suçunun maddi ve manevi unsurlarını oluşturmadığı kabul edilmiştir. Bu tür eylemlerin TCK m.123'teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kapsamında değerlendirilebilmesi için ise kanunun aradığı ek unsur 'ısrar'dır. Yani, bu eylemlerin bir defaya mahsus değil, tekrarlanarak, süreklilik arz edecek şekilde yapılması ve failin 'sırf huzur ve sükunu bozma' özel kastıyla hareket etmesi gerekir. Kararda, eylemlerin bir bütün olarak bu suçu oluşturduğu belirtilerek, tekrarlanan eylemlerin varlığına işaret edilmiştir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).