Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2015/20529 E. sayılı kararında, davacıların tescil harici bir yer için tescil davası açmalarına rağmen, yargılama sırasında yerin Hazine adına tapuya kayıtlı olduğunun anlaşılması üzerine mahkemenin davayı reddetmesi neden hatalı bulunmuştur? Bu durumda mahkemenin HMK m.33 uyarınca yapması gereken işlem neydi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307069

Mahkemenin davayı reddetmesi hatalı bulunmuştur çünkü 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi gereğince 'bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme görevi hakime aittir.' Davacılar, dava dilekçelerinde ve ekli krokide hangi taşınmaz bölümü üzerinde hak iddia ettiklerini somut olarak belirtmişler ve Hazine'ye doğru şekilde husumet yöneltmişlerdir. Yargılama sırasında, dava konusu yerin statüsünün 'tescil harici' değil, 'Hazine adına tapulu' olduğunun anlaşılması, davanın konusunu değiştirmez, sadece hukuki nitelendirmesini ve uygulanacak hukuki rejimi değiştirir. Bu durumda mahkemenin, davayı 'tapusuz taşınmazın tescili davası' olarak değil, bir 'tapu iptali ve tescil davası' olarak ele alıp yargılamaya devam etmesi gerekirdi. Yani, mahkeme HMK m.33 uyarınca hukuki nitelendirmeyi resen değiştirerek, davacıların idari tescilden önceki imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığını incelemeli ve sonucuna göre bir karar vermeliydi. Davanın, sırf başlangıçtaki hukuki nitelemenin yanlış olduğu gerekçesiyle reddedilmesi usule aykırıdır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).