Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarının, özellikle Yargıtay gibi yüksek mahkemeler tarafından uygulanmamasının, metinde 'hukuk güvenliği hakkı' açısından ne gibi bir sorun teşkil ettiği belirtilmektedir?
Metinde, Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Yargıtay arasında yaşanan yetki tartışmasının, AYM'nin verdiği hak ihlali kararlarının bazen uygulanmaması veya infazından kaçınılması noktasına geldiği belirtilmektedir. Bu durum, 'hukuk güvenliği hakkı' açısından ciddi bir sorun teşkil eder. Hukuk güvenliği hakkı, bireylerin devlete ve onun hukuk sistemine güven duymasını, kuralların öngörülebilir olmasını ve mahkeme kararlarının uygulanacağını bilmesini gerektirir. Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı niteliktedir. Yargının kendi içinde, en üst seviyedeki mahkemeler arasında bir hiyerarşi ve karar bağlayıcılığı sorunu yaşanması, hukuk sisteminin bütünlüğünü ve öngörülebilirliğini sarsar. Hak ihlali tespiti sonrası yeniden yargılama gibi kararların uygulanmaması, bireylerin hak arama yollarını anlamsızlaştırır ve adalete olan inancı temelden zedeler. Bu durum, onarılması güç ve hatta imkansız zararların doğmasına sebebiyet verebilecek, anayasal düzeni tehdit eden bir kriz olarak nitelendirilmektedir (Kaynak: kara-para-aklama-sucundan-oncul-suca-iliskin-incelemenin-eksik-yurutulmesinin-gerekceli-karar-hakkin-etkisi).