Bir elektrik dağıtım şirketi, abonelerinden 'kayıp-kaçak bedeli' tahsil etmektedir. Bir abonenin bu bedelin iadesi için açtığı dava, HMK m.6 (genel yetki) kapsamında mı, yoksa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73 (özel yetki) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/23588 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?
Bu tür davalarda, hem genel yetki kuralı hem de özel yetki kuralı uygulanabilir ve davacı seçimlik hakkını kullanabilir. Davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir (HMK m.6). Ancak, uyuşmazlık bir tüketici işleminden kaynaklandığı için (abonelik sözleşmesi), 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketicinin (abonenin) kendi yerleşim yeri mahkemesi de özel olarak yetkilidir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/7032 K. (sorudaki karar numarası hatalı, metindeki ilgili karar budur) sayılı kararında ise uyuşmazlık bir tüketici işlemi olmamasına rağmen (cami derneği), para borçlarının TBK m.89 gereği alacaklının ikametgahında ödeneceği kuralına atıf yapılarak, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edilmiştir. Bu, para alacağı davalarında davacıya kendi yerleşim yerinde dava açma imkanı tanıyan ve HMK m.10 ile desteklenen genel bir ilkedir. Dolayısıyla, davacı ister davalının yerleşim yerinde (HMK m.6), isterse kendi yerleşim yerinde (6502 s.K. m.73 veya TBK m.89-HMK m.10 gereği) dava açabilir. Mahkemenin, davacının kendi yerleşim yerinde açtığı davada yetkisizlik kararı vermesi hatalıdır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).