Bir trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat talepli bir itirazın iptali davasında, davalı borçlu borcun esasına itiraz etmiş ancak icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiştir. Davanın açıldığı mahkemede ise yetki itirazında bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/2416 E. sayılı kararına göre, mahkeme bu yetki itirazını neden reddetmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307057

Mahkeme yetki itirazını iki temel nedenle reddetmelidir: 1) İtirazın İptali Davalarında Yetki: Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, itirazın iptali davaları için, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Davalı borçlu, icra takibi aşamasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyerek o yerdeki takibin yapılmasına zımnen rıza göstermiş olur. Takibin yapıldığı yerdeki mahkeme, bu nedenle yetkili hale gelir. 2) Para Borçlarında Özel Yetki Kuralı: Dava konusu alacak bir miktar para borcudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince para borçları, kural olarak alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir (getirilecek borç). Bu hüküm, HMK m.10'daki 'sözleşmenin ifa edileceği yer' yetkisi kapsamında, alacaklının yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar. Davacı, bu özel yetki kuralına dayanarak kendi yerleşim yerinde dava açabilir. Bu sebeplerle, davalının genel yetki kuralına (HMK m.6) dayanarak yaptığı yetki itirazı yersizdir ve mahkeme işin esasına girerek bir karar vermelidir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).