Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/22567 E., 2017/9854 K. sayılı kararında, mahkemenin işveren feshinin haklı nedene dayanmadığı yönünde gerekçe belirtmesine rağmen kıdem ve ihbar tazminatını reddetmesi neden 'gerekçe ve hüküm arasında çelişki' olarak nitelendirilmiş ve bir bozma sebebi sayılmıştır?
Bu durum, bir kararın en temel unsurları olan gerekçe (mahkemenin ulaştığı kanaatin sebepleri) ve hüküm (kararın sonuç kısmı) arasında mantıksal bir tutarsızlık ve çelişki olduğu için bozma sebebi sayılmıştır. Kıdem ve ihbar tazminatı, işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından 'haklı bir neden olmaksızın' feshedilmesi durumunda hak kazandığı alacaklardır. Mahkeme, gerekçe bölümünde, işverenin fesih için ileri sürdüğü nedenlerin (örneğin, devamsızlık iddiasının inandırıcı olmaması) haklı olmadığına, feshin haksız olduğuna kanaat getirdiğini ayrıntılı olarak açıklamıştır. Gerekçenin bu yönde olması, mantıksal olarak hüküm kısmında kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesini gerektirir. Ancak mahkeme, bu gerekçeye rağmen hüküm fıkrasında bu tazminat taleplerini reddetmiştir. Bu durum, mahkemenin kendi vardığı sonuçla çelişen bir karar verdiğini gösterir ve kararın hangi gerekçeye dayandığını anlaşılmaz kılar. Bu bariz çelişki, adil yargılanma hakkını ve kararların denetlenebilirliğini ihlal ettiği için temel bir bozma nedenidir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).