Bir sanığın eylemi, hem TCK m.105 (cinsel taciz) hem de TCK m.123 (kişilerin huzur ve sükununu bozma) suçlarının unsurlarını içeriyorsa, uzlaştırma hükümleri nasıl uygulanır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/6444 E. sayılı kararında, soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifi neden geçersiz kabul edilmiş ve kovuşturma aşamasında ne yapılması gerektiği belirtilmiştir?
CMK m.253/3'e göre, aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın, birden çok suç birlikte işlendiğinde, eğer suçlardan biri uzlaştırma kapsamında değilse, diğerleri için de uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Yargıtay'ın ilgili kararında, sanığa isnat edilen suçlardan tehdit (TCK m.106) o tarihte uzlaşma kapsamında değildi. Cinsel taciz, hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali ise uzlaşma kapsamındaydı. Tehdit suçunun varlığı nedeniyle, CMK m.253/3 uyarınca soruşturma aşamasında diğer suçlar için de uzlaştırma yapılamazdı. Bu nedenle yapılan uzlaşma teklifi geçersiz kabul edilmiştir. Ancak, kovuşturma aşamasında mahkeme, sanığın tehdit suçundan beraatine, diğer suçlardan ise (veya vasfı değişen suçlardan) mahkumiyetine karar vermiştir. Artık ortada uzlaşmaya engel bir suç kalmadığı için, mahkemenin mahkumiyet kararı verdiği ve uzlaşma kapsamında olan suçlar (konut dokunulmazlığının ihlali ve kişilerin huzur ve sükununu bozma) yönünden dosyayı uzlaştırma bürosuna göndererek uzlaştırma işlemini yeniden yaptırması ve sonucuna göre bir karar vermesi gerekirdi. Bu yapılmadan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).