Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/30543 E., 2016/16919 K. sayılı kararında, sendika genel merkezinin bir şubeyi bölme kararına karşı açılan davada, mahkemenin sendika şubesinin bulunduğu yerdeki yetkisini kabul etmesi neden hatalı bulunmuştur? Sendika şubelerinin 'tüzel kişiliği' olmamasının yetki kuralına etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307051

Mahkemenin yetki kararının hatalı bulunmasının iki temel nedeni vardır: 1) Taraf Ehliyeti ve Tüzel Kişilik: Yargıtay'a göre, sendikalar hukukunda tüzel kişilik sadece 'sendika genel merkezine' aittir. Şubelerin ayrı bir tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle, kural olarak davalar tüzel kişiliği olan genel merkeze karşı açılır ve şubeler davada taraf olamaz. Mahkemenin, tüzel kişiliği olmayan şubeyi davalı olarak kabul etmesi hatalıdır. 2) Yetkili Mahkeme: Davada iptali istenen işlem, şubenin kendi aldığı bir karar değil, 'genel merkezin' aldığı bir karardır (şubenin bölünmesi kararı). Davalı, tüzel kişiliği olan genel merkezdir. HMK m.6'ya göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı sendikanın merkezi Ankara'da olduğundan, davanın Ankara İş Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Davaya konu işlemin İstanbul'daki bir şube ile ilgili olması, genel merkezin kararının iptali davasında İstanbul mahkemelerini yetkili kılmaz. Şubenin bulunduğu yer mahkemesi, ancak şubenin kendi yaptığı bir işlemden kaynaklanan davalarda (örneğin işçinin işini yaptığı yer olarak) yetkili olabilir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).