HMK m.6'ya göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi iken, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi trafik kazalarından doğan davalar için hangi seçimlik yetki kurallarını getirmiştir? Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/11629 E. sayılı kararında, itirazın iptali davasında bu özel yetki kurallarının uygulanması gerektiği nasıl gerekçelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307045

2918 sayılı KTK m.110, trafik kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları için davacıya geniş seçimlik haklar tanıyan özel yetki kuralları getirmiştir. Buna göre dava; 1) Davalının ikametgahı mahkemesinde (genel yetki kuralı), 2) Kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde, 3) Zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m.16 gereği), 4) Davalı bir sigorta şirketi ise, sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde, 5) Sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, davanın türü 'itirazın iptali' olsa da, uyuşmazlığın temelinin bir 'trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat' istemi, yani bir haksız fiil olduğu vurgulanmıştır. İtirazın iptali davaları için İİK'da özel bir yetki kuralı bulunmadığından, uyuşmazlığın esasına ilişkin yetki kuralları uygulanmalıdır. Dolayısıyla, davacı, KTK m.110 ve HMK m.16'da sayılan seçimlik yetkili mahkemelerden herhangi birinde dava açabilir. İlk derece mahkemesinin, sadece takibin yapıldığı yerin yetkili olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi, uyuşmazlığın haksız fiil niteliğini ve özel yetki kurallarını göz ardı ettiği için hatalı bulunmuştur (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).