Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/21429 E. sayılı kararında, davacı kadının dava dilekçesinde dayanmadığı 'sadakatsizlik' vakıasının, mahkemece re'sen dikkate alınarak davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kararı, HMK m. 25'te düzenlenen 'taraflarca getirilme ilkesi' ile TMK m. 184'te düzenlenen 'boşanmada yargılama usulü' hükümleri açısından değerlendiriniz. Boşanma davalarının kamu düzeniyle ilgili yönleri, hakimin tarafların bildirmediği vakıaları dikkate almasını haklı kılar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30704

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/21429 E. sayılı kararı, medeni usul hukukuna hakim olan 'taraflarca getirilme ilkesi'nin (HMK m. 25) boşanma davalarında da kural olarak geçerli olduğunu vurgulaması açısından önemlidir. Bu ilkeye göre hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz ve kararına esas alamaz. Davacının, dava dilekçesinde veya usulüne uygun sonraki dilekçelerinde dayanmadığı 'sadakatsizlik' vakıası, davanın dayanağı olan maddi vakıaların dışındadır. Mahkemenin bu vakıayı re'sen dikkate alması, HMK m. 25'in açık ihlalidir. Boşanma davalarının kamu düzeniyle ilgili yönleri bu kuralı tamamen ortadan kaldırmaz. TMK m. 184, boşanmada yargılama usulüne ilişkin bazı özel kurallar getirmekle birlikte, genel kuralın HMK'ya tabi olduğunu açıkça belirtir ('...Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir'). TMK m. 184'te sayılan istisnalar (hakimin delilleri serbestçe takdiri gibi) arasında, hakimin tarafların dayanmadığı vakıaları re'sen araştırabileceğine dair bir hüküm yoktur. Dolayısıyla, boşanma davaları 'kendiliğinden araştırma' ilkesinin uygulandığı davalardan değildir. Kamu düzeni boyutu, hakime evliliğin temelden sarsılıp sarsılmadığını ve boşanma talebinin samimiyetini değerlendirmede geniş bir takdir yetkisi verse de, bu yetki, tarafların iradesiyle çizilen davanın sınırlarını (ileri sürülen vakıaları) aşmasını haklı kılmaz. Sonuç olarak Yargıtay kararı, boşanma davalarının özel niteliğine rağmen, temel usul ilkelerinden olan taraflarca getirilme ilkesinin geçerliliğini koruduğunu ve hakimin ancak tarafların dayandığı vakıalar çerçevesinde bir inceleme yapabileceğini isabetli bir şekilde ortaya koymuştur. (Bkz: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E: 2016/21429, K: 2018/8523)