HMK m.33'teki 'hukukun resen uygulanması' ilkesi, hakimin davada ileri sürülmeyen vakıaları da resen dikkate alabileceği anlamına gelir mi? Bu ilkenin, HMK'daki 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m.25) ile olan ilişkisini açıklayınız.
Hayır, HMK m.33'teki 'hukukun resen uygulanması' ilkesi, hakimin davada ileri sürülmeyen vakıaları (olayları) resen dikkate alabileceği anlamına gelmez. Bu ilke, 'jura novit curia' olarak bilinir ve şu anlama gelir: Taraflar, davalarının temelini oluşturan vakıaları (olayları, iddiaları) mahkemeye sunmakla yükümlüdür. Hakimin görevi ise, tarafların sunduğu bu vakıalara uygun hukuk kurallarını kendiliğinden (resen) bulup uygulamaktır. Tarafların hukuki nitelemeleri (örneğin 'bu bir haksız fiildir' demeleri) hakimi bağlamaz. Hakim, olgulara göre doğru hukuki nitelemeyi (örneğin eylemin aslında bir sözleşmeye aykırılık olduğunu) kendisi yapar. Bu durum, HMK m.25'teki 'taraflarca getirilme ilkesi' ile bir denge içindedir. Taraflarca getirilme ilkesi, davanın maddi temelini oluşturan vakıaların ve delillerin taraflarca ileri sürülmesini ifade eder. Hakim, tarafların ileri sürmediği bir vakıayı kendiliğinden araştırıp hükmüne esas alamaz. HMK m.33 ise, taraflarca getirilen bu vakıalara uygulanacak hukuk normlarının hakim tarafından resen belirleneceğini ifade eder. Özetle, vakıaları taraflar getirir, hukuku hakim uygular (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).