Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123) suçu ile gürültüye neden olma (TCK m.183) suçu arasındaki temel ayrım nedir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/7959 E., 2015/5947 K. sayılı kararında bu ayrım nasıl vurgulanmıştır?
Bu iki suç arasındaki temel ayrım, eylemin yöneldiği kişi veya kitlenin belirli olup olmamasıdır. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123) suçunda, failin eylemi 'belirli bir kimseyi' hedef alır. Kanun metnindeki 'bir kimseye' ifadesi ve 'sırf onun huzur ve sükununu bozma' özel kastı bunu gerektirir. Gürültüye neden olma (TCK m.183) suçunda ise eylem, belirli bir kişiye yönelik değildir; kamusal bir nitelik taşır ve toplumda yaşayan herhangi bir birey veya belirsiz sayıda kişi bu suçun mağduru olabilir. TCK m.183'teki suç, genel olarak çevresel gürültüyle ilgilidir ve 'başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli' olma gibi objektif bir tehlike unsuru ararken, TCK m.123 sübjektif bir rahatsızlık ve özel bir kasıt aramaktadır. Özetle, TCK m.123 kişiye özel bir tacizi, TCK m.183 ise kamuya yönelik bir gürültü kirliliğini cezalandırmaktadır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).