Bir davada, davalının yerleşim yeri Adana'dır. Ancak dava, borcun ifa edileceği yerin de olduğu İstanbul'da açılmıştır. Davalı, HMK m.6'ya dayanarak yetki itirazında bulunmuştur. Bu durumda mahkeme nasıl bir karar vermelidir? HMK m.6 (genel yetki) ve HMK m.10 (sözleşmenin ifa yeri yetkisi) arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/23588 E., 2017/7032 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307021

Bu durumda mahkeme, yetki itirazını reddederek davaya bakmaya devam etmelidir. HMK m.6'ya göre davalının yerleşim yeri mahkemesi 'genel yetkili' mahkemedir. Ancak bu, tek yetkili mahkeme olduğu anlamına gelmez. HMK m.10, sözleşmeden doğan davalar için 'sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi'ni de 'özel yetkili' mahkeme olarak belirlemiştir. Bu yetki kuralı, genel yetki kuralına bir alternatiftir ve davacıya seçimlik bir hak tanır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da atıf yapıldığı üzere, para borçları, TBK m.89 uyarınca alacaklının yerleşim yerinde (getirilecek borç) ifa edilir. Dolayısıyla sözleşmenin ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir. Davacı (alacaklı) davayı kendi yerleşim yerinde açarak HMK m.10'daki özel yetki kuralını kullanmıştır. Davalının genel yetki kuralına (HMK m.6) dayanarak yaptığı itiraz, davacının özel yetki kuralını kullanma hakkını ortadan kaldırmaz. Dava, yetkili bir mahkemede açılmıştır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-6-genel-yetkili-mahkeme.html).