Bir kamu görevlisinin, denetim görevini 'kasten' ihmal etmesi sonucu zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlaması durumunda cezai sorumluluğu TCK m.251'de nasıl düzenlenmiştir? Failin bu suçtan sorumlu tutulabilmesi için, işlenen zimmet veya irtikap suçuna ilişkin 'doğrudan kastının' bulunması gerekir mi? TCK m.251/1 ve m.251/2 arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307017

TCK m.251, denetim görevinin ihmalini iki farklı senaryoda düzenler. TCK m.251/1'de, denetimle yükümlü kamu görevlisinin, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine 'kasten göz yumması' hali düzenlenmiştir. Burada denetçi, suçun işlendiğini bilmekte ve buna bilerek ve isteyerek (doğrudan kastla) engel olmamaktadır. Bu durumda kanun, onu 'müşterek fail' olarak sorumlu tutar ve zimmet veya irtikap suçunun cezasını almasını öngörür. TCK m.251/2 ise bağımsız bir suç tipi düzenler. Burada kamu görevlisi, denetim görevini 'kasten' ihmal etmekle birlikte, işlenen zimmet veya irtikap suçuna ilişkin bir bilgisi veya bu suçun işlenmesine yönelik doğrudan bir kastı yoktur. Sadece görevini ihmal ederek bu suçların işlenmesine 'imkan sağlamaktadır'. Bu durumda fail, zimmet veya irtikaptan değil, daha az cezayı gerektiren TCK m.251/2'deki denetim görevinin ihmali suçundan sorumlu tutulur. Dolayısıyla, m.251/2'nin uygulanması için failin zimmet veya irtikaba yönelik doğrudan kastının bulunması gerekmez; sadece denetim görevini kasten ihmal etmesi yeterlidir (Kaynak: gorevi-kotuye-kullanma-ve-zimmet-suclari).