Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin çeşitli kararlarında (örneğin 2021/12294 E. ve 2021/13037 E.), sanığın mağduru takip etme veya not bırakma eylemleri 'cinsel taciz' (TCK m.105) suçu yerine 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' (TCK m.123) suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Bu suç vasıflandırmasındaki temel ayrıştırıcı kriter nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307015

Bu iki suç arasındaki temel ayrıştırıcı kriter, failin eyleminin 'cinsel amaç' taşıyıp taşımadığı ve eylemin içeriğinde cinsel bir boyut olup olmadığıdır. Cinsel taciz (TCK m.105), bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız etmektir. Bu amaç, cinsel içerikli sözler, yazılar, işaretler veya bu anlama gelebilecek davranışlarla ortaya konulur. Yargıtay kararlarında, sanığın mağduru sadece takip etmesi, tanışma isteğini belirten notlar bırakması ('adını hasret koydum', 'seninle tanışmak isterdim' gibi) veya 'çok güzelsin' demesi gibi eylemlerin, doğrudan cinsel bir arzu veya talebi yansıtmadığı, bu nedenle cinsel taciz suçunun özel kastının ve maddi unsurunun oluşmadığı kabul edilmektedir. Ancak bu eylemler, tekrarlandığında, yani 'ısrar' unsuru gerçekleştiğinde, mağdurun huzur ve sükununu bozduğu için TCK m.123 kapsamındaki suçu oluşturmaktadır. Özetle, eylemde açık veya örtülü bir cinsellik vurgusu yoksa, fiil genellikle TCK m.123'e göre cezalandırılmaktadır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).