TCK m.123'te düzenlenen 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçunun maddi unsurlarından biri 'ısrarla' hareket etmektir. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/45 sayılı kararında bu 'ısrar' unsuru nasıl yorumlanmıştır? Sanığın katılana farklı günlerde toplamda dört kez telefon etmesi ve bir kez mesaj göndermesi neden 'ısrar' olarak kabul edilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307014

Ceza Genel Kurulu'nun 2018/45 sayılı kararında 'ısrar' unsuru, direnme, ayak direme, üsteleme olarak tanımlanmış ve hareketlerin bir defadan ibaret olmasının suçu oluşturmayacağı belirtilmiştir. Israrın varlığı için kesin bir sayı verilemeyeceği, olayın özelliklerine göre, aramaların sayısı, süresi ve zaman dilimleri gibi unsurların bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda sanığın, bir aydan uzun bir süreye yayılmış şekilde toplamda dört kez telefon etmesi ve bir mesaj göndermesi, tek başına 'ısrar' olarak kabul edilmemiştir. Kararın bu sonuca varmasındaki kilit nokta, sadece arama sayısı değil, aynı zamanda katılanın da sanığı bir kez araması ve iki kez mesaj atmasıdır. Karşılıklı iletişimin varlığı, sanığın eyleminin 'sırf huzur ve sükunu bozma' özel kastıyla ve tek taraflı bir 'ısrar' niteliğinde olmadığını göstermiştir. Yani, eylemlerin süreklilik arz eden bir taciz boyutuna ulaşmadığı ve karşılıklı iletişim çabası içinde kaldığı değerlendirilerek ısrar unsurunun oluşmadığı sonucuna varılmıştır (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-123-kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu.html).