HMK m.33'te düzenlenen 'Hâkim, Türk hukukunu resen uygular' (jura novit curia) ilkesi, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/6008 E., 2017/919 K. sayılı kararında nasıl bir somut uygulama bulmuştur? Mahkemenin davayı 'sıra cetveline itiraz' olarak nitelemesinin Yargıtay tarafından neden hatalı bulunduğunu açıklayınız.
Söz konusu kararda, davacı, borçlunun maaşına konulan hacizler konusunda işveren tarafından yapılan sıralamaya itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, bu durumu İİK m.140 vd. uyarınca bir 'sıra cetveline itiraz' olarak nitelemiş ve İİK m.142 uyarınca takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar vererek yetkisizlik kararı vermiştir. Yargıtay ise, işverenin maaş hacizleri için yaptığı sıralamanın İİK m.140 anlamında resmi bir 'sıra cetveli' olmadığını, bu nedenle davanın bu şekilde nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir. Yargıtay, HMK m.33 uyarınca hakimin tarafların hukuki nitelemesiyle bağlı olmadığını, olguları değerlendirip doğru hukuki nitelemeyi kendisinin yapması gerektiğini vurgulamıştır. Davanın asıl niteliğinin, davalının alacağının muvazaalı olduğu iddiasına dayalı bir 'iptal davası' (TBK m.19) olduğunu belirtmiş ve bu durumda genel yetki kurallarının (HMK m.5 vd.) uygulanması gerektiğini, dolayısıyla mahkemenin yetkisizlik kararının hatalı olduğunu ve işin esasına girmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu, hakimin, tarafların veya ilk derece mahkemesinin yaptığı hatalı hukuki nitelemeyi düzelterek doğru hukuki normları resen uygulamasının tipik bir örneğidir (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-33-hukukun-uygulanmasi.html).