Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2018 tarihli, 2015/964 numaralı bireysel başvuru kararında, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan verilen mahkumiyet kararında 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlal edildiğine hükmedilmesinin temel nedeni nedir? Mahkemenin, öncül suçları somutlaştırmaması ile Anayasa m.36'daki adil yargılanma hakkı arasında nasıl bir bağ kurulmuştur?
AYM'nin ilgili kararında 'gerekçeli karar hakkı' ihlalinin temel nedeni, mahkumiyet hükmünün, aklamaya konu malvarlığı değerlerinin hangi somut öncül suçlardan kaynaklandığını açık, ayrıntılı ve somut delillerle ilişkilendirerek ortaya koymamasıdır. Kararda, 'kayıt dışı para' veya 'kaynağı belirsiz para' gibi soyut ifadeler kullanılmış, ancak bu paraların hangi suç fiilleri (örneğin dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı vb.) neticesinde elde edildiği ispatlanmamıştır. Anayasa m.36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olan gerekçeli karar hakkı, sanığın ne ile suçlandığını ve mahkemenin hangi delillere dayanarak hangi hukuki sonuca ulaştığını anlamasını gerektirir. Öncül suçlar somutlaştırılmadığında, sanık savunma hakkını etkin bir şekilde kullanamaz ve mahkeme kararının denetlenebilirliği ortadan kalkar. Bu durum, yargılamanın temelden sakatlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir (Kaynak: kara-para-aklama-sucundan-oncul-suca-iliskin-incelemenin-eksik-yurutulmesinin-gerekceli-karar-hakkin-etkisi).