TCK m. 191/5 uyarınca, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi içinde, kişinin yükümlülüklere uymaması halinde kamu davası açılır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1761 K. sayılı kararında, yükümlülüklere uymamakta 'ısrar' ettiğinin kabulü için, ilk uymamadan sonra 'uyarılı yeni bir tebligat' yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kanunda açıkça böyle bir prosedür olmamasına rağmen Yargıtay'ın 'ısrar' koşulunu bu şekilde yorumlamasının altında yatan hukuki gerekçeler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30676

Yargıtay'ın, kanunda açıkça yazılı olmasa da, TCK m. 191/4-a'daki 'ısrar etme' koşulunun gerçekleşmesi için 'uyarılı ikinci bir tebligat' aramasının altında yatan hukuki gerekçeler, hukukun genel ilkeleri ve kanun koyucunun amacının yorumlanmasına dayanır: 1. **'Israr' Kelimesinin Hukuki Anlamı:** 'Israr', tek bir eylemsizlik veya ihlalden daha fazlasını ifade eden, süreklilik ve kararlılık gösteren bir tutumu anlatır. Tek bir kez denetimli serbestlik müdürlüğüne gitmemek, unutkanlık, mazeret veya ihmalden kaynaklanabilir. Ancak uyarılmasına rağmen ikinci kez gitmemek, kişinin yükümlülüğü yerine getirme konusunda kasıtlı bir isteksizlik içinde olduğunu, yani 'ısrar' ettiğini gösterir. Yargıtay, kanun koyucunun bu kelimeyi bilinçli seçtiğini ve tek bir ihlalin dava açmak için yeterli olmadığını kabul etmektedir. 2. **Hukuki Dinlenilme ve Savunma Hakkı:** İkinci bir uyarı tebligatı, şüpheliye hem hatasını telafi etme fırsatı tanır hem de kendisini savunma imkanı verir. Belki de ilk tebligat eline ulaşmamış veya geçerli bir mazereti olabilir. Doğrudan dava açmak yerine, ikinci bir şans tanımak ve durumu anlamaya çalışmak, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. 3. **Kanunun Amacı (Gai Yorum):** TCK m. 191'in temel amacı, kullanıcıyı cezalandırmaktan ziyade, tedavi ve rehabilitasyon yoluyla topluma yeniden kazandırmaktır. Bu nedenle, kamu davası açılması en son çare olarak görülmelidir. Şüphelinin sisteme uyum sağlaması için makul her yolun denenmesi, kanunun bu tedavi edici ve rehabilite edici ruhuna uygundur. Tek bir ihlalde hemen dava açmak, bu amaca ters düşer. Sonuç olarak Yargıtay, kanunun lafzındaki 'ısrar' kelimesini, kanunun amacı ve temel ceza muhakemesi ilkeleri doğrultusunda yorumlayarak, şüphelinin yükümlülüğünü yerine getirme konusunda bilinçli ve kararlı bir direniş gösterdiğinin anlaşılması için ikinci bir uyarının şart olduğu sonucuna varmıştır. (Bkz: Yargıtay 10. Ceza Dairesi - K. 2016/1761)