HMK m. 129 ve HMK m. 119, sırasıyla cevap ve dava dilekçelerinde 'dayanılan hukuki sebeplerin' belirtilmesini bir unsur olarak saymaktadır. Ancak HMK m. 33 uyarınca 'hukuki nitelendirme hakime aittir'. Bu iki hüküm arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı tapu iptal ve tescil davasına ilişkin kararı ışığında açıklayınız. Tarafların hukuki sebebi yanlış belirtmesi veya eksik bırakması, davanın reddini gerektirir mi?
HMK m. 129(f) ve m. 119(g)'de tarafların dilekçelerinde 'dayanılan hukuki sebepleri' göstermeleri istenmekle birlikte, bu unsurun yokluğu veya yanlış belirtilmesi, HMK m. 33'te düzenlenen 'hukuki nitelendirmenin hakime ait olması' (iura novit curia) ilkesi karşısında davanın reddini gerektirmez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı kararı bu ilişkiyi somutlaştırmaktadır. Karara konu olayda, davacı 'kandırıldığını' ileri sürmüş, ancak yerel mahkeme davayı 'taraf muvazaası' olarak niteleyip reddetmiştir. Yargıtay ise, 'iddianın ileri sürülüş biçiminden davanın aldatma (hile) hukuksal nedenine dayalı' olduğunu belirterek, doğru hukuki nitelendirmenin hakim tarafından yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu iki hüküm arasındaki ilişki şöyledir: 1. **Tarafların Yükümlülüğü:** Tarafların görevi, davayı veya savunmayı dayandırdıkları 'maddi vakıaları' eksiksiz ve somut bir şekilde mahkemeye sunmaktır (HMK m. 25). 'Dayanılan hukuki sebepler' ifadesi, tarafların bu vakıalara ilişkin kendi hukuki değerlendirmelerini sunmalarını teşvik eder, ancak bu bir zorunluluktan çok bir yol göstermedir. 2. **Hakimin Yükümlülüğü:** Hakimin asıl görevi, tarafların sunduğu maddi vakıalara uygun olan hukuk kuralını re'sen bulup uygulamaktır. Taraflar hukuki sebebi hiç belirtmese veya yanlış belirtse bile, hakim doğru hukuki nitelemeyi yapmakla yükümlüdür. Yargıtay kararında da mahkemenin, davacının 'aldatma' iddiasını oluşturan vakıaları, yanlış bir şekilde 'muvazaa' olarak nitelemesi ve bu hatalı nitelemeye göre karar vermesi bozma sebebi sayılmıştır. Sonuç olarak, tarafların dilekçelerinde hukuki sebebi belirtmeleri bir beklentidir, ancak hakimi bağlamaz. Tarafların maddi vakıaları eksiksiz sunması esastır. Bu vakıalara doğru hukuki sebebi uygulamak hakimin görevidir ve tarafların bu konudaki hatası davanın reddine yol açmaz. (Bkz: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/12505, K: 2018/11132)