Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı kararında yer alan karşı oyda, 1086 sayılı HUMK'ta yapılan değişiklik sonrası dava dilekçesinde 'sair deliller' veya 'v.s. deliller' gibi genel ifadelerin 'yemin' delilini kapsamayacağı ve hakimin yemin hakkını hatırlatma ödevi olmadığı belirtilmiştir. Bu görüşü, HMK'nın 'taraflarca getirilme ilkesi' (m. 25) ve 'somutlaştırma yükü' (m. 194) prensipleriyle birlikte değerlendiriniz. Hakimin, tarafların açıkça dayanmadığı bir delili hatırlatmasının bu ilkelerle çelişen yönleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30655

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı kararındaki karşı oy, medeni usul hukukunun temel ilkelerinden olan 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) ve 'somutlaştırma yükü' (HMK m. 194) ile uyumlu bir duruş sergilemektedir. Hakimin, tarafların açıkça dayanmadığı yemin delilini hatırlatmasının bu ilkelerle çelişen yönleri şunlardır: 1. **Taraflarca Getirilme İlkesinin İhlali (HMK m. 25):** Bu ilkeye göre, davanın maddi vakıalarını ve delillerini mahkemeye sunma görevi taraflara aittir. Hakim, tarafların ileri sürmediği bir delili (yemin gibi) onlara hatırlatarak veya teklif ederek, taraflardan birinin lehine olacak şekilde davaya müdahale etmiş olur. Bu durum, hakimin tarafsızlığına gölge düşürebilir ve ilkenin özünü zedeler. 2. **Somutlaştırma Yükünün Göz Ardı Edilmesi (HMK m. 194):** HMK m. 194/2, tarafların dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini 'açıkça' belirtmelerini zorunlu kılar. Dilekçedeki 'sair deliller', 'her türlü yasal delil' gibi soyut ifadeler bu somutlaştırma yükünü karşılamaz. Kanun koyucunun amacı, tarafların iddia ve savunmalarını belirsiz ifadelerle değil, somut ve net bir şekilde ortaya koymalarını sağlamaktır. Hakimin bu soyut ifadelere dayanarak yemin hakkını hatırlatması, kanunun bu açık emrini ve somutlaştırma yükünü işlevsiz kılar. 3. **Tasarruf İlkesi (HMK m. 24):** Bir delile dayanıp dayanmama kararı, tarafların tasarrufunda olan bir usuli işlemdir. Taraf, stratejik olarak veya başka bir nedenle yemin deliline dayanmak istemeyebilir. Hakimin bu delili hatırlatması, tarafın tasarruf alanına müdahale anlamına gelir. Sonuç olarak karşı oy, HMK'nın modern usul anlayışını yansıtmaktadır. 'Sair deliller' gibi ifadeler, delillerin somutlaştırılması ve açıkça belirtilmesi zorunluluğu karşısında geçerliliğini yitirmiştir ve hakimin bu ifadelere dayanarak taraflara delil hatırlatma görevi yoktur. (Bkz: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2015/12505, K: 2018/11132, Karşı Oy)