Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralamanın (TCK m. 86/2) mağdurun mevcut hastalığı nedeniyle ölüme yol açması halinde, failin sorumluluğunun TCK m. 87/4 (kasten yaralama sonucu ölüm) kapsamında mı, yoksa TCK m. 85 (taksirle öldürme) kapsamında mı değerlendirileceği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/1254 E. sayılı kararında teferruatlı olarak tartışılmıştır. CGK'nın, TCK m. 87/4'ün uygulanabilmesi için yaralamanın en az TCK m. 86/1 düzeyinde olması gerektiği yönündeki kabulünün yasal dayanağı nedir? Bu kabulün, TCK m. 23'te düzenlenen 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' genel ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay CGK'nın 2015/1254 E. sayılı kararında, TCK m. 87/4'ün uygulanabilmesi için temel yaralama fiilinin TCK m. 86/2 kapsamında (basit tıbbi müdahale ile giderilebilir) olmasının yeterli olmadığı, en az TCK m. 86/1 ağırlığında bir yaralama olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kabulün yasal dayanağı, TCK m. 87/4'ün lafzıdır. Madde, '...yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.' demektedir. Bu atıf, açıkça TCK m. 86'nın 1. ve 3. fıkralarını işaret etmekte, 2. fıkrayı dışarıda bırakmaktadır. Kanun koyucu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek hafiflikteki bir yaralamanın, tek başına ölüm gibi ağır bir neticeyi faile yüklemek için yeterli tehlikeyi içermediğini varsaymıştır. Bu durum, TCK m. 23'teki genel ilke ile uyumludur. TCK m. 23, failin kastedilenden daha ağır bir neticeden sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından 'en azından taksirle' hareket etmesi gerektiğini belirtir. Ancak bu genel kuralın uygulanabilmesi için öncelikle özel norm olan TCK m. 87/4'ün tipiklik unsurunun gerçekleşmesi gerekir. TCK m. 87/4'ün tipikliği, yaralamanın 86/1 veya 86/3 kapsamında olmasını şart koştuğundan, 86/2'lik bir yaralama bu suç tipini oluşturmaz. Bu durumda failin sorumluluğu genel hükümlere, yani taksirle öldürmeye (TCK m. 85) göre belirlenir. Fail, ölüm neticesinin 'öngörülebilir' olması halinde taksirle öldürmeden sorumlu olur. CGK'ya göre 50 yaşındaki birinin yüzüne yumruk atmanın ölümle sonuçlanabileceği öngörülebilir bir neticedir. (Bkz: Yargıtay CGK E: 2015/1254, K: 2018/354)