TCK m. 94'ün gerekçesinde işkence suçunun 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesi gerektiği belirtilirken, madde metninde böyle bir unsur yer almamaktadır. Buna karşılık, İşkenceye Karşı BM Sözleşmesi m. 1'de de sistematiklik bir şart olarak aranmamıştır. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m. 2) çerçevesinde, kanun metninde yer almayan ancak gerekçede belirtilen 'sistematiklik' unsurunun, işkence suçunun oluşumunda bir kriter olarak kabul edilmesi hukuken mümkün müdür? Bu durumun, TCK m. 43/3'te işkence suçu için zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı yönündeki düzenleme ile ilişkisini tartışınız.
'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m. 2), bir fiilin suç sayılabilmesi ve cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olmasını gerektirir. Kanun gerekçeleri, kanun koyucunun amacını anlamada yardımcı bir yorum aracı olsa da, kanun metninin kendisi değildir ve metinde yer almayan bir unsuru suça dahil edemez. TCK m. 94'ün lafzı, 'insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine... yol açacak davranışları gerçekleştiren' kamu görevlisini cezalandırmakta, 'sistematiklik' veya 'süreklilik' gibi bir şart koşmamaktadır. Dolayısıyla, kanunilik ilkesi gereği, ani ve tek bir fiil dahi, eğer İşkenceye Karşı BM Sözleşmesi'nde belirtilen özel kastlardan (bilgi alma, cezalandırma, korkutma vb.) biriyle işlenmiş ve yeterli ağırlıkta acıya neden olmuşsa, işkence suçunu oluşturabilir. Gerekçedeki 'sistematiklik' unsurunu aramak, TCK m. 2/3'teki kıyas yasağını ihlal edecek şekilde suçun kapsamını daraltıcı bir yorum olur. Ayrıca, bu yorum TCK m. 43/3 ile çelişir. TCK m. 43/3, işkence suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Bu, aynı mağdura karşı farklı zamanlarda işlenen her bir işkence eyleminin ayrı bir suç oluşturacağı anlamına gelir. Eğer işkence için 'sistematiklik ve süreç' aransaydı, bu zaten fiilin doğası gereği birden fazla hareketi içereceğinden, her bir hareketin ayrı ayrı cezalandırılmasını öngören TCK m. 43/3 düzenlemesi anlamsızlaşırdı. Bu nedenle, kanunilik ilkesi ve kanunun kendi iç tutarlılığı, gerekçedeki 'sistematiklik' ifadesinin suçun zorunlu bir unsuru olarak kabul edilemeyeceğini göstermektedir. (Bkz: sen.av.tr, 'İşkence' makalesi)