Şufa davasında, dava konusu payın satış bedeli ile bilirkişilerce belirlenen keşif tarihindeki rayiç bedel arasında fahiş bir fark olması, tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır? (Yargıtay 7. HD - K.2021/2315)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305979

Hayır, yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tapudaki resmi satış bedeli ile mahkemece yapılan keşif sonucu belirlenen rayiç bedel arasında bir fark olması, tek başına bedelde muvazaa iddiasını (yani önalım hakkını engellemek için bedelin kasten yüksek gösterildiği iddiasını) kanıtlamaya yetmez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/2315 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu fark muvazaanın varlığına bir karine teşkil etse de, davacının bu iddiasını tanık, yemin, belgeler gibi başka delillerle de desteklemesi gerekir. Eğer davacı, tanık dinletmiş ancak tanıklar işlemin niteliğine dair görgüye dayalı bir bilgi vermemişse ve başka bir delil de sunamamışsa, muvazaa iddiası kanıtlanmamış sayılır. Bu durumda, davacının yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/sufa-hakki-onalim-davasi.html)