TCK m.142/2-g'de düzenlenen büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı ile TCK m.142/1-e'de düzenlenen adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hırsızlığı arasındaki ilişkiyi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrası durumuyla karşılaştırarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305960

6545 sayılı Kanun ile 18/6/2014 tarihinde yapılan değişiklikten önce, TCK m.142/1-g'de 'Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında' işlenen hırsızlık nitelikli hal olarak düzenlenmişti. Bu, hayvan hırsızlığına özel bir önem atfedildiğini gösteriyordu. Ancak 6545 sayılı Kanun ile bu bent metninden 'Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan' ibaresi çıkarıldı ve bent TCK m.142/2-g'ye taşındı. Bu değişiklikle, büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı, nerede işlenirse işlensin (ister kapalı ahırda, ister açık merada) daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hal olarak kabul edilmiştir (5 yıldan 10 yıla kadar hapis). Değişiklik öncesinde, örneğin merada otlayan bir hayvanın çalınması TCK m.142/1-g kapsamında iken, aynı zamanda TCK m.142/1-e'deki 'adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya' tanımına da uyuyordu. Bu durum yorum sorunlarına neden olabiliyordu. Yeni düzenleme, hayvan hırsızlığını özel ve daha ağır bir nitelikli hal olarak konumlandırarak bu ikiliği büyük ölçüde ortadan kaldırmış ve bu tür hırsızlığa daha ağır bir yaptırım öngörmüştür. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tck-malvarligina-karsi-suclar/)